q

Korona Virüs Dış Ticareti Nasıl Etkiledi?

Corona Virüsün Dış Ticarete Etkisi

 

Hayatımıza zorla giren Covid – 19 isimli Corona virüsün dış ticarete etkisi yayın organlarında her zaman uzun uzun anlatılan konular arasında yer alıyor.

 

Covid – 19 ile ekonomiden sürekli birlikte bahsediliyor ve Corona virüsün dış ticarete etkisi ekonomik hayat içinde kendi başına, geniş çaplı, kapsamlı bir konu şeklinde ele alınıyor.  Dış ticaret denince akla gelen ihracatın durumuysa konuların değişmeyen başlığı. Sözün burasına yaşanan olumsuzlukların sadece bizim ülkemize ait olmadığı, bütün dünya ülkelerinin aynı şartlarda olduğu eklenerek bir çeşit teselli aranıyor. Korona virüs elle gelen düğün bayram avuntusunu bile içimizde yaratmış olabilir.

 

Virüsün ilk ortaya çıktığı yer olarak bilinen Çin’in Hubei eyaleti ve özellikle Wuhan kenti hakkındaki veriler sadece hasta sayısı takibini yapmadı. Dünya ekonomisi denince akla gelen Çin’in ticari hayatı dikkatle izleniyor. (Özellikle ABD Başkanı Trump’ın bu konuyu hep sıcak tuttuğu ve Çin’i sürekli suçladığını herkes farkında.) Ve devasa Çin ekonomisi içinde 30 milyar dolarlık bir ihracatı gerçekleştiren Hubei eyaletinin durumunun bu yıl ne olacağı tahmin edilebilir. Eyaletin en çok elektronik ve makine sektörü gibi değerli alanlarda yaptığı ihracat büyük çaplı sekteye uğradı.  Bizde de yayınlanan Corona virüsün dış ticarete etkisi başlıklı bazı resmi raporlar ve haberler ise şimdiden onların yerine biz geçebiliriz ruhunu taşımaya başladı. Buna fırsatçılık demekse global ekonominin gerçeklerine uymuyor. Ama belki de Covid – 19 globalleşmenin kurallarını bile değiştirebilir.

 

Bütün Sınır Kapıları Yolcu Trafiğine Kapandı

 

Yolcu trafiğine kapatılan sınır kapılarındaki ticari hayatı sürdüren TIR geçişleri hakkında en güncel bilgi ise Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) resmi sitesinden alınabilir. Sınırların ve geçişlere yasaklanan yolların durumu bu sitede sürekli güncelleniyor. Ülkemizdeki genel eğilim korona virüs günlerinde bile ticari hayatın sürmesi olduğu için TIR ticareti yani dolaylı olarak ihracat da sürdürülmeye çalışılıyor. Hatta son yayınlanan günlük haberler içinde halen faaliyette olan Bakü -Tiflis –Kars demiryolu hattının günlük kapasitesinin 3500 ton daha artırılmasına çalışıldığı da geçiyor. Bu çalışmalar kapsamında geçiş ücretleri ve sürücü vizeleri gibi konularda çeşitli kolaylıklar düşünülüyor. Sadece bu haber bile ihracatın bir şekilde sürdüğünün örneği sayılabilir. İthalat konusu ise gene ikinci planda ele alınan bir gündem haline geldi. Sıfır araba sektöründeki aşırı durgunluk otomotivde ithalatın vaziyetini açıklayabilir.

 

İhracat deyince akla hemen gelen Rusya’ya yaş meyve ve sebze ihracatına son olarak 7 Mart’ta yeniden başlanacağı açıklanmış ve mevcut ihracat kotası sadece domates için 150 bin tondan 200 bin tona çıkarılmıştı. Corona virüsün dış ticarete etkisi nedeniyle Çin’den mal alımını yasaklayan Rusya bu yılın Ocak Şubat ayında Türkiye’den 19 milyon dolarlık domates talebinde bulunmuştu. Bu rakam konuyla ilgili ülkeler içinde Rusya Federasyonu’nu birinci sıraya taşıdı. Mart ayında Rusya’ya domates ihracatının bir şekilde sürdüğü söylenebilir. Fakat bu yılın ilk iki ayında Rusya Federasyonu’na toplam 27 sektörden 505 bin ton mal satıldığını ve 700 milyon 287 bin 450 dolar gelir elde edildiğini açıklayan Mart ayı haberlerine şimdi özlenerek bakılıyor.

 

Temassız İhracat

 

Ticaret Bakanlığı tarafından Mart ayı içinde yapılan bir açıklama temassız ihracat yönteminin devreye gireceğinden bahsediyordu ama günler ilerledikçe durumun aciliyeti karşısında konunun ne hale geldiği bilinmiyor. İtalya’ya yapılan 9.8 milyar dolarlık ihracat bir daha ne zaman başlar, tahmin edilemiyor. İhracatta yeni sevkiyat yollarının aranması da şimdilik ertelenen konular arasında. Herkesin kabul ettiği gerçek; büyüme rakamlarına en net etkiyi yapan ihracatın 2020 yılı içinde büyük ölçüde düşebileceği. Korona virüs ticaret hayatı ve günlük yaşam üzerindeki üzerindeki etkilerini kaybetmeye başlasa bile bu yıl durum genel anlamda karamsar. Salgının tüm hızıyla sürdüğü bugünlerde halen çalışanlara ise minnetten öte şeyler duymak gerek. Bugünlerin ekonomi gündemini ise zaten çalışanlara destek haberleri oluşturuyor.

 

Turizm Sektöründe De Karamsarlık Hakim

 

Bu azalmış rakamları ihracat sektöründen başka turizmde de göreceğiz. Hatta bu yıl turizm hareketliliği hiç yaşanmayabilir. Turizm açısından İtalya’nın, İspanya’nın, Fransa’nın ve ABD’nin uğrayacağı kayıplar da şüphesiz bizden çok büyük olacak. “Oralara gidilmez artık, ama belki bize gelebilirler” düşüncesi ise çok riskli. Turizm bu yıl “belki” başlayabilecek olan yerli turist gelirleriyle ayakta kalmaya çalışacak. Korona virüs en büyük hasarı turizm ve hizmet sektörüne verdi.